Fahrenheit 451 - Ray BRADYBURY

 



Fahrenheit 451  - Ray BRADYBURY

Ateşi simgeleyen kırmızı tonu yine ateşi simgeleyen kibrit kutusu ve bu ateşle neyin yakıldığını/yakılacağını okuyucuya hissettiren siyah kitap görseli ile çok güzel bir kapak tasarımına sahipti okuduğum eser.

Ray Bradbury'nin okunası distopik eserinin okunmayansatırlarıyla sizlerleyim.

Teknolojinin çok ilerlediği insanların her alanda teknolojiyi kullandıkları(polis köpekler, uçan tilkiler, duvar televizyonlar, yanmaz evler....) bir hayat düşünün. Bu hayatta yönetimin ve halkın kitaba karşı bir tiksintisi var, zaman kaybı olarak görüyorlar, kafa bulandırıcı gereksiz şeyler olarak tanımlıyorlar. Yetmiyor okuyanın, okutturanın, kitabı evinde tutanın, tutturanın köküne kibrit suyu ...diyorlar. O seviyedeler yani.

Karakter isimleri, olay örüntüleri gibi meselelere fazla dalmayacağım, yeterince külliyat internette mevcut. 

Değinmek istediğim noktalar:

Öncelikle "kitaplar" bu eserde bilgi deposu, ufuk açıcı, farkındalık arttırıcı, fikir oluşturucu gibi faydalı bir nimet olarak alttan alttan mesaj olarak veriliyor. İnsanlığı kitaptan uzak tutarsak daha kolay yönetir ve istediğimizi tükettiririz diyen bir yönetim ve onun memurları var. (duvar televizyonun birinin taksidi bitmeden diğer duvar televizyonu almak için evde hanımın psikolojik baskısı, ovvv düşünülesi bile değil.) Kitapta teknoloji seviyesini canlandırmanız için örnek; tüm odanın duvarları ekran ve interaktif izleyiciye özel yayınlar, bilinç ve zaman olarak tamamıyla sizi kontrol edebilen yayınlar düşünün.. Neyse dönelim mesaja, evet, kitapları zehir gibi gösteren bir yönetim, insanları kitaptan uzak tutmaya adanmış bir memuriyet(itfaiye teşkilatı, polisler) gibi unsurlar ile insanlığın kitaptan uzaklaştırılması, kitaba yaklaşanın ve bunda ısrar edenin kitapla beraber yakılması durumları, distopik eser okuduğunuzu fark ettiriyor. Okursa aydınlanır, düşünür, kendi fikirleri olur ve biz insanları yönetemeyiz, o zaman ne yapmalı kitapları yakmalı, insanları geçici mutluluklar hazlar veren teknolojinin esiri etmeli ve bunu entellik dantellik kisvesiyle arz etmeli- kurallar bunlar.
Ama be kardeşim ben mi yanılıyorum yoksa kitap dünyası çok mu akılcı eserle dolu ?
Yoksa boş, gereksiz, hazcı, budalaca, akıl meşgul edici kitaplar yok mu?
Yoksa bu ikisi bir denge halinde mi?
Kitapların mevcut  kalitesi nedir ki? Okuyunca, aydınlanacağız, bireysel haklar, özgürlükler veya özgün felsefeler derdine düşüp yönetime baş kaldıracak potansiyelimizi açığa çıkaracak algısı nereden geliyor.  Herkes kitap basıyor bastırıyor, bir filtremiz yok. Neyse demek istediğim kitapların bu kadar güçlü olduğu ön kabulü kitabın ana konusu olarak zorlama duruyor.  Yanlış anlaşılmasın, kurgu ve anlatım güzel, mesaj tatlı, şirin ama ;
Margaret Atwood'un "Yazılmış en iyi bilimkurgu romanı." ve Harold Bloom'un "yeryüzünde tek bir kitap kalacak olsa, o kitap olmaya aday." sözleri kadar abartılacak bir eser değil. 

Gelelim diğer hususa;
Bradbury Bey betimlemenin sınırlarını zorladığı için yer yer cümlelerin uzadığını, konunun anlamsızca durağanlaştığını hissedeceksiniz. Tamam kalemi güzel de, bazen okuyucu yoruyor. Belki sizi yormaz, bilemiyorum, belirtmek istedim.

Teknoloji ve hayatın anlamı;
Bu husus çok ince verilmiş bazı cümlelerle, hoşuma gitti. Montag'ın(ana karakter) eşinin evlilik yıl dönümünü hatırlamaması ama renkli ekranlardaki her haltı bilmesi, hafızasını nasıl kullandığını güzel anlatıyor. Sürekli bir meşgul kadın, sürekli bir şeyler izlemeler, konuşmalar, goygoylar içi boş cümleler ve zaman harcamalar. Aile ve eş kavramlarının bittiğini güzel anlatmış.

Ama mevzu tam olarak okuyucu yorumunda mı? Yoksa mesaj net mi? Bir de buna bakalım;

Teknolojiyi yoğun kullanmak, hayatımızın içine nüfus etmesine izin vermek, bizi hayatın anlamından uzaklaştırıyor.  Bu mesaj olabilir.

Kitaplardan uzak kalmak mı bizi hayatın anlamından uzaklaştırıyor? Yoksa mesaj bu mu?

Diyeceklerim şimdilik bukadar.

Kusura bakmayın "fahrenheit 451 kağıdın yanma sıcaklığı", "yazar itfaiyeyi aramış da sormuş da sonra kitabın adını koymaya karar vermiş" gibi her yerde bahsedilen genel bilgileri yazmayı unutmuşum, ekleyelim.😉

Okunmayansatırlar iyi okumalar diler.
Her şeye rağmen okuyun, okutturun.

Yorumlar