Nasıl Ölünür - Emile ZOLA
Kahvenizi alın, evinizde en sevdiğiniz köşeye geçip yarım saatte bitirebileceğiniz "Nasıl Ölünür" isimli ince kitabın sayfalarında gezinin..
Evet, kitap ince, 40/45 sayfa(yayın evine göre değişir), Karpa Yayıncılık'dan okudum, yazım hatası yoktu, çeviri güzeldi.
Konuya gelecek olursak;
Kitapta 5 adet ölüm içerikli hikaye var. Bunlar;
-Soylu(saygın, tanınan,), Fransız kontu olan birinin ölümü
-Orta yaşlarda, gayrimenkulleri olan orta sınıf zengin birinin ölümü
-Orta/genç yaşlarda bir esnafın, işçi sınıfından birinin ölümü
-Fakir bir ailede doğan, yetişen, 10 yaşındaki bir çocuğun ölümü
-70 yaşında toprakla uğraşan ihtiyarın ölümü
Kitap ölen kişilerin toplumdaki yerini okuyucunun gözüne soktuğu için, direkt olarak toplumdaki sınıf farklılıkları üzerine yazılmış bir eser olarak düşünülebilir. Ben bunun üzerine bir yorum getirmeyeceğim, yeterince internette yazılmış, çizilmiş, konuşulmuş. Standart yorumları bir kenara bırakıp ölümü nasıl ele almış buraya odaklanalım.
Ölümlerin mesajları;
1. ölüm:
Kont da olsan, saygın da olsan, soylu da olsan öleceksin !
2. ölüm:
Evlerini, malını, mülkünü son nefesine kadar korumak, dünya hırsı seni ölümden kurtarmıyor !
Sen gidince çocuklar malları bölüşürken didişiyor.
3. ölüm:
Hayattaki amacın memlekete gidip kazandığın parayı huzurla harcamaksa, imkanın varken gerçekleştir yoksa ansızın ölüm gelir ve seni bu amacını gerçekleştirmeden toprağın altına sokar ! Sen hırsla daha fazla para biriktirmeye devam ederken(ölümü düşünmeden) paranı yemeden toprak olursun.
4.ölüm:
Sırf fakir olduğun, yeterince beslenip güvenli bir ortam yetişemediğin için ölebilirsin. Ve bu duruma çevrendeki burjuvalar, hatta devlet bile sessiz kalabilir. Sen sessizce ölüp gidersin ve annen baban cesedinin başında sucuk ekmek yerler yasını bile tutmazlar. (annesi babası günlerce açtı ve öldükten iki dk sonra kapı çalıyor ve belediye beslenme yardımını ulaştırıyor.)
5.ölüm:
70 yaşında sağlıklıyken bir anda vücudun sinyaller vermeye başlar ve kısa süre içinde ölüm seni alır !
Yaşında 70 olunca çocukların bir göz yaşı dökmezler bile."Vakti gelmşti, iyi bile yaşadı."(göz yaşı dökse de sana bir faydası yok, çünkü sen artık yoksun.)
Sonuç;
Emile Zola ölümün herkes için(her yaşta, her sınıfta) bir gün geleceğinin altını çizmiş, ve o geldiğinde hayat için planladıklarınızı gerçekleştirmeden sizi alıp götüreceğini bağıra bağıra okuyucuya sunmuş.
Yazar natüralist bir pencereden hayatı sorguladığı için dünyevi değerler üzerinden ölümün kritiğini yapmış gibi gözüküyor. Kilise, rahip, kutsal su gibi mekan ve cenaze işleri süreçlerini de sayfalarında yer vererek "kafanda onlarca planla ,hayalle gömüyorlar işte, ne anlamı var tüm bu tantananın" da diyor gibi.
Ahiret inancı olan biri ile olmayan birinin bu kitabın ve yazarın derdinin anlaşılması konusunda farklı sonuçlara çıkacağı kanaatindeyim.
iyi okumalar...
Yorumlar
Yorum Gönder