Algernon'a Çiçekler - Daniel KEYES



Algernon'a Çiçekler 
- Daniel KEYES

Kitap yorumuna başlamadan önce söylemek istediğim bir şey var.
Elinizdeki kitabı bırakın daha sonra en yakın bir kitapevine gidip bu eseri alın ve okumaya başlayın ! Bu eserden mahrum kaldığınız her geçen saniye hayatınızda bir eksikliktir. 
Kolay kolay bir kitap için böyle bir açıklama yapmam.

Beyaz bir laboratuvar faresi ve düşük IQ seviyesine sahip Charlie Gordon'un hayatlarının kesişmesi ile okuyucu sımsıkı sayfalara bağlayan etkileyici bir Daniel KEYES kalemi.(sımsıkıyı ayrıca açıklayacağım)
KEYES ölmeden önce bizlere kaliteli bilim kurgu tadında duygusal yönü de olan aşk ve sosyolojik tespitler içeren bir roman bırakmış.

Bilim kurgu kısmı: (Algernon-Gordon Efekti)bildiğiniz üzere öncelikle denek fare Algernon'un üzerinde daha sonra Charlie Gordon'un üzerinde yapılan operasyon(ameliyat) ile zekanın ilerlemesi meselesi

Aşk kısmı: Charlie'nin öğretmenine sevdalanması, öğretmeninde  rötarlı da olsa Charlie'ye karşılık vermesi meselesi (öğretmen: Alice Kinian) 

Duygusal kısmı: Charlie'nin ailesinden uzak büyümek zorunda kalması ve zeka geriliği olduğu için ailesi tarafından reddedilmesi(babası hariç, adam kral adam), kız kardeşi ve annesi "yeter ulan, halden anlayın be" dedirttiriyor.

Sosyolojik kısmı: Zeka geriliği olunca malumunuz toplum tarafından bir alaya alınma durumları, operasyon sonrası daha ve ilerleyen bir şekilde zeki olan karakterimizin çevresinden istediği tepkileri alamaması. Charlie'nin annesinin "komşularım ne der" diye yaşaması uğruna kanından(oğlundan) vazgeçmesi gibi

Kitabın potansiyel söylenebilecek kısımlarını(yukarıda) okurken, sakın spoiler almış gibi olduğunuzu sanmayın, kitabın %1'ini hafif bir dille yüzeysel bahsetmiş oldum. 

Evet, bu kitabın birçok sitede sesli/görsel/yazılı özetini ve yorumunu bulabilirsiniz, uzun uzun kitabı anlatmayacağım.

Beni etkileyen vurucu noktalara değineceğim, öncelikle kesinlikle yazarın anlatım tarzı çok doğal ve samimi, okurken kendinizi film izliyor ve o sahnedeymişsiniz gibi hissediyorsunuz. Bu doğallık ve samimiyet hissi okuyucuya sanırım ilave(+)boyut tekniğiyle geçiyor. Demek istediğim normalde bir kitabı okurken yazı stili veya yazım şekli, harfler, yazı karakterleri sizi görsel olarak konu bağlamında ilgilendirmez. Kitaplar düz yazıdır, okursun ve kendi hayal dünyanda canlandırır etkilenir veya etkilenmezsin. Ama durun bu kitap !!!  KEYES bir kurnazlık yapmış ve tüm yazarlardan 1-0 önde başlamış kitaba. "Eeee ne anlatıyorsun?" diyorsunuz. 
Örneklendirelim; 2D olarak izlediğiniz bir film ile 3D izlediğiniz bir film aynı hissi verir mi ? Tabi ki de 3D daha fazla etkiler.
KEYES kitabında Three-Dimensions yapmış 😀

Nasıl? 
Bildiğiniz/bileceğiniz gibi kitap Charlie'nin "ilerleme raporları(progress reports)" 'nın toplamından ibaret, yazar Charlie'nin ağzından hatta elinden tüm hikayeyi anlatıyor. Bu yazara okuyucuyu hikayeye bağlamak ve hissettirmek için şöyle bir avantaj sağlıyor ki bence efsane taktik.. Charlie'nin yazım hatalarıyla dolu bir kitap okuyorsunuz ve bu yazım hataları bilinç altınızı ve üstünüzü o "ilerleme raporlarının" gerçekliğine ikna ediyor. Charlie'nin bildiğiniz gibi zeka geriliği var ve okuma-yazma kabiliyeti fazla gelişmemiş doğal olarak yazdığı bir metinde hata olması çok normal ve okuyucu bunla baş başa, Charlie'nin gerçekten ilerleme raporu elindeymiş gibi. Basitçe şöyle söyleyeyim düz bir imla kurallarına uyulmuş bir eserin size verebileceği histen daha fazlasını veriyor. Charlie'nin operasyon öncesi, sonrası ve daha sonrası olmak üzere kitaptaki imla/yazım hataları konveks bir eğri çiziyor. Bu gerçekten okuyucu sımsıkı bağlıyor. Kitabın konusu ve yazarın yazım tekniği sebebiyle kitap bu imkanı sağlıyor. Yoksa kimse redaksiyondan geçmemiş kitabı okumak istemez👌

Kitaptan enstantaneler;
NOT:Kitabı okumadıysanız enstantaneleri okumayın, sayfayı kapatın !!!!!


Nemur isimli doktorun Charlie'mize bir sözü:

"Bu deney senin zekanı geliştirmek içindi, seni popüler yapmak için değil. Senin kişiliğine ne olacağı bizim kontrolümüz altında değildi ve sen de herkesin sevdiği, geri zekalı genç bir adamdan kibirli, bencil ve asosyal bir pislik haline geldin."

Zeki Charlie'nin geri zekalı Charlie'ye bir sözü: (Sahne Charlie'nin aynaya bakarken bir konuşması)

"Benim ışığımın senin karanlığından daha iyi olduğunu kim söyleyebilir?"

Charlie'mizin Algernon'a vedası:

"Algernon'un bedenini küçük madeni bir kabın içine koydum ve eve giderken yanımda götürdüm.Gece geç vakit onu arka bahçeye gömdüm. Mezarının üzerine bir demet kır çiçeği koyarken kendimi tutamayıp ağladım."

Charlie'mizin annesiyle buluşması ve ağzından dökülenler, ne dolmuşsun be çocuk😢

"Neden bana öyle bakıyorsun? Şimdi ben akıllıyım, Norma'dan, Herman Amca'dan ve babamdan bile daha akıllıyım. Üniversite hocalarının bile bilmediği şeyleri biliyorum. Konuş benimle ! Benimle artık gurur duyabilir ve komşularına beni anlatabilirsin."



iyi okumalar,
Saygılar hürmetler...


Yorumlar